7 Mart 2016 Pazartesi

ŞEYHİMİ DÜŞÜNEMİYORUM.


Malum Türkiye’de yaşıyoruz. Kalkıp Mars’ta su arayacak, kuantum tartışacak, ya da bir takım yeni icatlarla ilgilenecek değiliz. O konularla ilgilenen ülkeler var zaten. Biz din eksenli konularda din adamlarının yaptığı açıklamaları okuyup bunları tartışacağız.
Efendim konumuz -ya da iddia edilen- şu: “Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rıfat Okudan’ın, bir makalesinde cinsel ilişkiye giren bir kişinin, ilişki sırasında ‘hocasını, şeyhini salihleri’ hatırlaması durumunda, doğacak çocuğun bereketli ve güzel ahlaklı doğacağını” yazıyor. 
Haberi Avazturk.com sitesi yayınlamış. Ben bu habere Odatv’nin web sitesinde rastladım. Haberin, İlmi ve Akademik Araştırma Dergisi, Tasavvuf’un Ocak-Haziran 2003 tarihli 10. sayısında yer aldığını da ilave edelim.
Prof. Dr Rıfat Okudan, “Hoca” derken ne kastediliyor, ben anlamadım. Benim aklıma okul hocası geldi ama öyle olsa hoca değil öğretmen derdi diye düşünerek arama motoruna “Hoca nedir,” yazdım. Şöyle yazıyor: “Hoca, İslam ülkelerinde (özellikle Türkiye ve İran’da) eğitim, bürokrasi, ticaret ve maliye alanlarında çeşitli meslek erbabı için kullanılan unvan.” Bu kısmı biraz anlamakla birlikte geniş bir yelpaze seçeneğine sahip olduğumuzu düşünerek bir diğer soruya geçtim: Şeyh nedir ya da kimdir? Eh, ne demişler bilmemek değil öğrenmemek ayıp. Onu da arama motoruna yazdım: “Şeyh kime denir” Bu arama motorları da olmasa ne yapardık bilmiyorum doğrusu. Bir tıklıyorsun karşına bir sürü bilgi çıkıyor. “Kur’an Rehberi” adlı sitede Şeyh’le ilgi bilgi şöyle: “Yaşlı, pir, ihtiyar, bey, önder, kabile başkanı anlamına gelen şeyh, tasavvufta, nefsinden fani Hak’ta baki, veli, Allah dostu; isteklilere rehberlik etmek ve onları irşad etmek ehliyet ve liyakatına sahip bulunan kamil insan, rehber, delil, mürşid demektir. Gerçek şeyh, Allah’ı kullarına, kullarını da hem Allah’a hem de birbirlerine sevdirebilen kamil insandır. Şeyh, mürid ve müntesiplerini bir annenin çocuğunu eğitip yetiştirdiği gibi terbiye edip yetiştirir.” Bu bilgi üzerine kısa bir süre düşündüm ve cima halinde hatırlayacağım bir Şeyh olmadığına karar verdim. Hiç Şeyh tanıdığım olmamasını sorun etmedim çünkü seçenekler bununla sınırlı değildi. Son olarak arama motoruna “Salihleri ne demek” diye arattım. Bir sitede: “Elverişli, iyi, uygun, yakışır, yetkisi, hakkı olan, dinin buyruklarına uygun harekette bulunan kişi,” yazarken diğerinde “Bir yola giren, bir yolda giden,” yazıyordu. Hangi yol olduğuyla ve o yolun nereye gittiğiyle ilgili bir bilgi yok. Yani cima hainde bir yola girmiş, bir yolda giden herhangi birisini mi düşünecektim? Ben bunu düşünürken hemen altında “Bir tarikata bağlanan” bilgisini okudum. Fakat benim hiç tarikat mensubu bir tanıdığım da yoktu. Başka bir sitede oldukça uzun bir yazı ile karşılaştım; onda da özetle, güzel davranışlarda bulunan ( Kuran’ın onayladığı ve emrettiği davranışlara) uyan kişi olarak tanımlanmış. Buna ilaveten, Kuran’ın birçok ayetinde Salih kişilerden bahsedilmekte olduğu yazıyordu.
Kafam iyice karışmıştı, Allah’tan zamanında bu işi aradan çıkarmıştım ve yeni bir çocuk yapmayı düşünmüyordum. Fakat çocuk yapmayı düşünseydim diye düşününce bana en uygun olan (eğitim, bürokrasi, ticaret ve maliye alanlarında çeşitli meslek erbabı, yelpazesinden) seçeneklerin içinden aklıma ticari faaliyet yürüttüğümüz; İri kemik yapısına sahip, uzun boylu, esmer güzeli Berrin Hanım geldi. İyi huylu, yardımsever bir kadın fakat o da ateist.
Mart 2016
Uğur Mıstaçoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumsuz kalmayınız...