23 Ocak 2016 Cumartesi

YARANILMAYANLAR


Gönül gözü prespiyobi, kalp gözü miyop bir insana kendinizi sevdirmeniz, yaptığınızı beğendirmeniz zordur. Siz etrafında pervane olun, O, “cam mı açık, bir yerden esiyor galiba” der. (E pervane olduk).
“Zatürre ol e mi,” dersiniz içinizden onu duyar ama. Kulakları iyi olduğundan değil, negatif algısı yüksektir bu insanların. Sana ecnebi duygular ona kankadır çünkü.
Pervane olan garibin durumu diğerinden beterdir aslında. O prespiyobi, miyop falan değildir; direk kördür.
Çünkü pervane olduğu kişinin; yıllarca bu konuda uzmanlaştığını, yüksek lisansını yaptığını, “BANA YARANILMAZ” adlı diplomasını altın varak ile çerçeveleterek başköşeye astığını görmez.
Kimden mi bahsediyorum?

Tabii ki şaşıyla yatan ve kör olduğunun farkında olmayanlardan bahsediyorum; siz üstünüze alınmayın. 
Zira kör olsaydınız bu yazıyı okumanız mümkün olmazdı. Ve fakat bi aynaya bakın bence; belki de o körle yatan şaşı bizzat sizsinizdir.

Ocak 2015

Uğur Mıstaçoğlu

7 Ocak 2016 Perşembe

EVLİSİN ZATEN


Sevgili bekâr görünen ama bekâr olmayan ve evli olduğunun farkına varmayan evlilere sesleniyorum: Kendinizi bekâr sanarak evlenmeyin. Siz zaten evlisiniz.
Nasıl mı?
Tüm gün elinden tutup nereye gitseniz beraberinde götürdüğünüz, gözünün içine baktığınız, birlikte yatıp birlikte kalktığınız, en ufak bir seste gözünün içine baktığınız, ilgi alaka gösterdiğiniz, temiz pak tuttuğunuz, en özel anlarınızı ve en mahrem yanlarınızı paylaştığınız telefonlarımızdan bahsediyorum.
Öyle bir alet ki, en yakınınızdan daha yakın, en sır tutanından daha ketum.
Yalan mı?
Hadi şimdi biraz gerçekçi olun ve şöyle bir düşünün; günde kaç kez arayan soran var mı, mesaj gelmiş mi diye telefonunuza bakıyorsunuz? Hadi onu geçtim, günde kaç saatinizi internette (Facebook,Twitter,Instagram vs) de geçiriyorsunuz? Karnı acıktı mı (Şarj biterken) nasıl panik oluyor, en yakın prize doğru koşturuyorsunuz?

Belki farkında değilsiniz ama şu telefonlarınıza gösterdiğiniz ilgiyi alakayı eşinize, sevgilinize gösterseniz; “gak” dedi mi gözünün içine baksanız “guk” dedi mi "hadi yemeğe," deseniz nasıl olurdu?
Olmazdı di mi?
E tabii telefonla evli olmanın da güzel yanları yok değil hani. Düşünsenize; evlisiniz ve eşinizi istediğiniz zaman bir köşeye atabiliyor, yüzüne bile bakmayabiliyorsunuz. Bu mekanik eş, size hiçbir şekilde gücenmiyor, darılmıyor, triplere girmiyor, n’oluyoruz, diye sormuyor. Hatta umursamıyor bile. Onun üstüne gerçek bir ilişki yaşasanız, gözünün içine baka baka aldatsanız dahi gıkı çıkmıyor. Nereye koysan öylece duruyor. Cazip geliyor insanoğluna.
Çünkü (evli olduğunuz ama farkında olmadığınız bu alet) siz naparsanız yapın ondan ayrılamayacağınızı, bir müddet sonra koşa koşa ona geri döneceğinizi, birlikte yatıp birlikte kalkacağınızın farkında. Ağzı var dili yok.
Yani diyeceğim şu: evlenecekseniz evleneceğiniz kişi sizin gerçek eşiniz değil kumanız olacak. Daha acısı siz de onun…
Yani evlenmeyin (ki zaten evlisiniz) ; hiç kimse kuma olmaktan hoşlanmaz.

Ocak 2016

Uğur Mıstaçoğlu