18 Mayıs 2015 Pazartesi

ZORLAMA OLMAZ


“Neden olmadı?” sorusuna verilecek cevabın, saatler sürecek tam teşekküllü bir rakı sofrasından geçtiğini düşündüğümden “olmadı işte” diye kestirerek  topu taca atmayı tercih ettim uzun bir süre.  Günler geçtikçe fark ettim verilecek cevabın cevap değil karşıt bir soru olduğunu:

“Neden olsunmuş ki?”

Biliyorum ki bende” oldurmaya çalışma hastalığı” var. Taa en baştan, kabak gibi görünen “Olmaz bizden”i görmezden gelebiliyorum. Kusurlarını kusurcuk olarak adlandırarak, bunu, onun bir özelliği olarak kabul ediyorum.  O zaman, onu sevebileceğimi, onun da beni sevebileceğini yanılgısına kapılarak karşı tarafı ikna edebiliyorum. Bir süre sonra ortak bir dil oluşuyor:

“Olur bizden.”

 “Olur bizden” önermesiyle yola çıktığımız aracın şoförü olarak, direksiyonuna geçip, gaz pedalına asılmamla birlikte tekerleklerin döndüğünü ama manzaranın değişmediğini fark edince anladım, aslında patinaj çektiğimizi. Ve patinajın etrafa sıçrattığı çamurlardan oluşan on iki harf, iki kelime şöyle diyordu:

Zorlama, olmaz!

Mayıs 2015

Uğur Mıstaçoğlu

1 yorum:

Yorumsuz kalmayınız...