20 Kasım 2014 Perşembe

ALIŞMADIK GÖTTE DON DURMAZ

Umutlarım yeşermeden bitiyordu. Tenin tene değdiği GDO’lu gecelerin anason kokulu sabahında, samimiyetsiz bir “günaydın”la uyanmaktan bıkmıştım. Aza kanaat eden bir kuşağın evladı olarak 
çokluğun yokluğunda boğulmaktı benimki. Tek bir kişinin yokluğu çevremdeki çokluğu yok etsin istiyordum. Kirlenmiş ruhumu olduğu gibi kabul etmek, temizlemeye çalışmaktan daha kolay geliyordu. Hiçbir şeyi derinlemesine ele alamamamın bedeliydi bu mutsuzluk. Sabır hıza, zor kolaya yenik düşüyordu. Bilinçaltım; “yakalarsan öp”, “sevişmeden uyuma” tarzında subliminal mesajlar veren şarkılarla doluydu. Bir sonbahar akşamı rastladığım birine, “Neden başınızı öne eğdiniz?” diye soramıyordum. Alışmadık götte don durmaz misali alışkanlıklarımdan, kolaycılıktan vazgeçemiyordum. Devir “Kullan at” devriydi. Bu açıdan bakıldığında, atalarımızın “Alışmadık götte don durmaz” sözüyle kapitalizm’in dayattığı“Kullan at” önermesi tamamen aynı; ikisinde de don yerinde durmuyor.


Kasım 2014

Uğur Mıstaçoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumsuz kalmayınız...